Teknolojiye Aşık Olmanızı Sağlayacak Romantik Bilim Kurgu Filmleri

Bilim hayatımızın her anına girerken bir de hayatımızın her anında olan romantizmin karşılaştıkları ve muhteşem bir uyum sağladıkları filmler mükemmeldir. Aslında iki zıt kutup gibi görünen romantizm ve bilim, akıl ve duyguya benziyor. Biz de sizin için romantizm ve bilimin muhteşem uyumunu gösteren romantik bilim kurgu filmlerini sizin için listeledik.

5 Frequiencies (Aşkın Frekansları)

Frequiencies (Aşkın Frekansları)

Bilim kurgu, felsefe ve romantizmi  bir araya getiren öncü film, herkesin doğuştan belirli frekanslara sahip olduğu bir Dünya’da geçiyor. Yüksek frekanslıların aşırı şanslı ve düşük frekansların şanssız olduğu bir ortamda iki zıt frekansın ilişkisi ile de film tekrarı çok zor olacak bir deneyim yaşatıyor.

4 Zoe (Aşkın Algoritması)

Zoe (Aşkın Algoritması)

Yalnızlığa son verecek ve herkesin ruh eşini ruhsuz bir yapay zekada bulmasını sağlayacak bir teknoloji geliştiren ikili romantizmin doruklarına ulaşır. İnsanların kusursuz aşk bulması için çalışan ikili de birbirine yakınlaşır ama arada biri vardır ve bu insan değil aşık bir robot olur.

3 Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma)

Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma)

Organları tükenen veya hastalanan insanlara bağışlanacak organ bulma adına klonlanan üç yakın arkadaş artık kaderlerine yaklaşmışlardır. Kazuo Ishiguro’nun romanından uyarlanan film, bu üçlünün birbirinden aşk ve kıskançlık faktörleriyle uzaklaşsa da kaderlerinin onları bir arada tutmasını anlatıyor.

2 The Discovery (Keşif)

The Discovery (Keşif)

Herkesin merak ettiği “öbür dünya” artık kanıtlanmış bir gerçektir. Bu gerçekliğin sonucu ise tüm insanlığı etkilemiştir. Herkes hayatına son verip o yeri görmek ister. Bu da 1 yıl içerisinde milyonlarca kişinin ölümü anlamına gelir. İşte bu ortamda iki kişinin aşkı dünya için küçük ama onlar için çok etkili bir olaydır. Filmin başrollerinde ise Jason Segel ve Rooney Mara yer almıştır.

1 Her (Aşk)

Her (Aşk)

Eşinden boşanan ve yalnız başına yaşamaya başlayan adam artık psikolojik olarak çökmüş durumdadır. Hayata karşı umutarını her geçen gün yitirirken bir yapay zeka programıyla karşılaşır. Bir sese aşık olan adam, o ses ve fikirleri artık vazgeçilmez kılmaya başlar. Spike Jonze’nin yönettiği ve Joaquin Phoenix’in başrolde yer aldığı yapım tam anlamıyla bir teknoloji aşkını ele alıyor.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.